|
HERKESİ KUCAKLAYAN EDEBİYAT |
|
Edebiyat, sevgi ve hoşgörümüzün emaresidir. İnsanlara ve tabiata duyduğumuz sevgiyi çeşitli şekillerde dile getirebilmemiz için köprü işlevini gören bir sanattır. Üzüntümüzü, sevincimizi ve her türlü duygumuzu birçok insana aktarabileceğimiz türleri barındıran muhteşem bir sanattır.
Kimi insanlar, edebiyatı, kitap okumayı sadece boş zamanlarında yapılacak bir uğraş olarak görürler. Oysaki yanıldıklarının ve hataya düştüklerinin farkında değildirler. Çünkü edebiyat, sadece boş zamanlarda ilgilenilecek bir uğraş değildir. Kendimize güvenimizi kazanmamızı sağlayan ve kendimizi ifade edebilme yetisini öğreten bu sanatı, sadece boş zamanlara indirgeme hakkımız bulunmamaktadır. Muhtevası boş olmayan bir sanat için, boş zamanlarda değerlendirilen bir faaliyet olarak göstermenin de doğru olmadığı kanaatindeyim.
Birçok insan şunu söyler. “İşim çok fazla, kitap okuyacak vaktim yok.”, “Roman okuyup yazar mı olacağım?” vs. gibi ifadelerle bunun gereksiz olduğuna işaret etmektedirler. Bunun pek çok sebebi vardır. Öncelikli sebebi ise, edebiyatın bütün insanlar tarafından yanlış algılanmasıdır. Olsa da olur, olmasa da olur türünden bir anlayış çok tehlikelidir. Edebiyat, sanki sadece okullarda öğretilen derslerle sınırlandırılmıştır. Sadece öğretmenlere, öğrencilere ve akademisyenlere mahsus bir faaliyetmiş gibi algılandığını görüyoruz. Bu algıları yıkıp geçmemiz gerekiyor. Yanlış olan algılamalar ve önyargılarımız bizi yanlışa yönlendirebilir.
|
|
|
HAYATI KUCAKLAYAN YAZILAR 2. BASKI |
|
Değerli okurlar,
Hayata dair kırk denemenin yer aldığı Hayatı Kucaklayan Yazıların ilk baskısı Ocak 2010'da yapılmıştı. Aradan geçen iki yıla yakın bir sürede sizlerin ilgisi üzerine ikinci baskısını yaptı. Kitap okurunu bekliyor.
Kitabı temin etmek için, kitapçınıza sipariş verebileceğiniz gibi, internet kitap satış sitelerinden de istifade edebilirsiniz. En güvenilir bulduğum www.kitapyurdu.com sitesini tavsiye ederim. Ayrıca yazarından imzalı temin etmek isterseniz,
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
adresine e-posta atarak bu talebinizi iletebilirsiniz.
Temin edebileceğiniz başlıca yerler:
- www.kitapyurdu.com - www.kitapadresi.com Bu siteden imzalı olarak temin edebilirsiniz. - www.kitaplife.com Bu site Akis Kitabevine aittir. - Malatya'da ikamet eden arkadaşlarımız, Fidan Kitabevinden temin edebilirler. Fidan Kitabevi, Merkez PTT yanı, Kiğılı Pasajı altında
Selamlar. |
|
Değerli ziyaretçiler, okurlar,
Hayatı Kucaklayan Yazılar isimki kitabımı, www.kitapadresi.com sitesinden imzalı olarak temin edebilirsiniz. İlgilenen arkadaşlara duyurulur.
İyi okumalar dileklerimle.
|
|
Değerli ziyaretçiler, okurlar;
09.10.2011 Pazar günü (yarın) Seyr FM'de (www.seyrfm.com) Arzu ÇAĞLAR'ın hazırlayıp sunduğu "Yol Arkadaşı" isimli programa konuk olacağım. Saat 11.00 (gündüz) sularında programa katılacağım. İlgilenen arkadaşlarımıza duyurulur. Bu organizasyon için Hasan Hafif beye teşekkür ederim. Selamlar.
Not: Radyo programını dinlemek için sitemizden, Röportaj ve Tanıtım alanını ziyaret edebilirsiniz.
|
|
"SERÇELERİN ŞARKISI" ÜZERİNE |
|
Bu yıl Ramazan ayı sıcak bir Ağustos ayına denk geldi. Uzun zamandır dünyamızı acımasızca tüketişimizin sonucunda doğal denge bozulmuş ve mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklarla bunalacak hale geldik.
Sıcak yaz gününde, ormanın ne denli önemli olduğunu acı bir şekilde anımsıyoruz. Bu konuda daha fazla duyarlı olarak bazı atılımlar gerçekleştirmek lazım. Şayet bu hususu ertelemeye devam edersek, gelecek nesil yeşilliği, kuşu, böceği göremeyecek. Felaketleri bir yana bırakarak bu rahmet ayında Allah’tan düşünen ve cehaletle savaşan bir topluluk olmayı niyaz ediyorum.
Bu yazımda “Serçelerin Şarkısı” isimli İranlı yönetmen Majid Majidi’nin hazırladığı filmden bahsedeceğim. Ama öncesinde Ramazan ayındaki etkinliklere kısaca göz atalım. Anadolu’nun bağrından, taşı toprağı altın diye tabir edilen güzel İstanbul’umuzda Ramazan’ın çok renkli geçtiği haberlerini alıyoruz. Nasıl olmaz ki? Tarihin derinliklerine ışık tutan devasa Ayasofya Camii orda, Sultanahmet, Eyüp Sultan ve daha neler neler… Buralarda gezmek, sohbet etmek ayrı bir heyecan verir insana. Değerli Mehmet Nuri Yardım hocamız da bir yazısında Beyazıt Kitap Fuarından bahsederek Ramazan’ın kültür yönüne vurgu yapmıştı. Ramazan ayında aç kalan beyinlerin doyurulması büyük önem taşımaktadır. Ramazan, paylaşmaktır. Bu vesile ile Afrika’daki açlık sefaletine dikkatler çekilmiş ve Somali’de yaşanan insanlık dramı gözler önüne serilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl ve Ramazan ayında özellikle “Merhamet” ve “Yardımlaşma” kavramlarını ön plana çıkararak insanları, Somali’deki insanlık yarasını kapatmaya davet etmiştir. Somali’deki insanların ölmesi, aynı zamanda dünyadaki bütün insanların “insanlığının” can çekişmekte olduğunun en bariz örneğidir. Dilerim yardımlarla yaralarını saracak olan Somali, biran önce ekonomik gücünü sağlayacak çalışmalar yapar. Hangi dil, din, ırk ve renkte olursa olsun, Allah’ın verdiği rızkı dünyadaki bütün insanlara adil bir şekilde dağıtmak “insanlığın” boynunun borcudur. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez beyefendinin şu sözleri kulaklarda çınlayacak cinsten: “Hiç kimse Afrika’daki açlığı ve kıtlığı sadece kuraklıkla izah edemez. Afrika’daki açlığın en büyük sebebi, küresel ölçekteki aç gözlülüğümüzdür. İnsanoğlunun küresel ölçekteki aç gözlülüğü başka kıtalarda insanları en büyük mezalime, en büyük mahrumiyete mahkûm ediyor.”
|
|
İŞİTME ENGELLİNİN ÇİLESİ! |
|
Değerli okurlar, bu köşemde edebiyat ve gelişim konularında yazılarım yayımlandı. Ancak bu defa hem beni yakinen ilgilendiren hem de toplumumuzda işitme engelli kardeşlerimizi ilgilendiren bir mağduriyeti dile getirerek, devlet büyüklerimize ulaşmayı amaçlıyorum. Bu yazıyı okuyanlar arasında devlet büyüklerimizden birini tanıyan olur da bu konuyu kendilerine tebliğ etmezlerse kul hakkına girdiklerini hatırlatmak isterim. Çünkü bu konu bir kişinin değil, on binlerce belki de yüz binlerce insanın sorunudur.
Bildiğiniz gibi toplumumuzun %10’luk bir kesimini engelli bireyler oluşturmaktadır. Bu engelli kardeşlerimizin çeşitli engelleri bulunmaktadır. Bu engeller, bizim yaşamamıza engel olmamasına rağmen, zaman zaman yapılan uygulamalar yaşamımıza engel olabilmektedir. Bu bakımdan bu konuyu gündeme taşımayı kendime görev addediyorum.
Ben işitme engelliyim. Sağ kulağımda işitme cihazı kullanıyorum. 1994 yılından bu yana işitme cihazı kullanan bir vatandaşım. Benim ve işitme engelli kardeşlerimizin sıkça karşılaştığı sorunlardan biri işitme cihazı alımı sorunudur. 1994 yılında ilk kez işitme cihazı aldığımda devletimiz bunun ücretini tamamen ödüyordu. 2002 yılında işitme cihazım tamamen bozulmuş ve yapılamayacak durumda idi. Sosyal Sigortalar Kurumu o zaman işitme cihazı vermiyordu ve ben öğrenciydim. Maddi durumumuzun yerinde olmamasından dolayı kendi imkânlarımızla da işitme cihazı alamıyorduk. Bir yardımsever aracılığı ile o zaman işitme cihazı almış ve kullanmıştım. İşitme engelliler için işitme cihazı, bir kulak gibidir, ayrılmaz bir parçasıdır. Cihazımız bozulduğu zaman bizim de moralimiz bozulur ve endişeye kapılırız. Özellikle sosyal hayatta aktif rol alan biriyse ve çocuk ise işitme cihazının önemi çok daha net anlaşılır. Eğer bu yardımsever o zaman bana cihaz almamış olsaydı, eğitimim aksayacak ve bugün bu köşede size yazamıyor olacaktım. Çünkü insan duydukça, konuştukça ve düşündükçe özgüvenini kazanır. Çok şükür bugün okulumu bitirerek memur oldum ve hayatımı böylece idame ettiriyorum. Ancak işitme cihazı alımındaki sorunların kaldırılmasının büyük önem arz ettiğini belirtmek isterim.
|
|
|